Şükran Atadeniz
Ad Soyad : Şükran Atadeniz
E-posta : sukran.atadeniz@kemerburgaz.edu.tr

Tedarik zincirinde risk yönetimi

Tedarik zinciri riskleri ve bu risklerin bilinçli olarak yönetilmesi gerekliliği iş dünyasındaki yeni farkındalıklardan birisidir. Yapılan çalışmalarda mali kayba sebep olan tedarik zinciri riskleri arasında şunlar gösterilmektedir: Tedarikçinin kapasite yetersizliği, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar, talep oranlarındaki beklenmedik değişimler, dağıtım ve nakliyede gecikmeler, ve petrol fiyatlarındaki artışlar veya fiyat değişiklikleri.
Eklenme Tarihi : 30 Kasım 2010 Salı

Bu listeye, daha nadir rastlanıyor olsa da sonuçları son derece ciddi olabilen tabii felaketleri (örneğin Katrina fırtınası) ve kalite problemlerini (örneğin Toyota fren pedalı problemi) de eklemek mümkün. Yukarıda saydığımız riskler iş dünyasında zaman ve emek harcamış kişiler için duyulmamış olgular değildir. Ancak, nasıl 20-25 sene önce bir tedarik zinciri yönetimi bilinci yerine (tedarik zincirleri binlerce yıldır varlığını sürdürmüşken), tedarik zinciri içinde var olan süreçler ayrı ayrı düşünülüyor idi ise, bugün de bu olguları anlamak ve sonuçları ile başarılı bir şekilde mücadele etmek bir paradigma değişikliği gerektirmektedir.Tedarik zincirini olumsuz etkileyen çeşitli aksaklıkları, meydana geldikçe icabına bakılması gereken şanssızlıklar olarak değil, zamanı, sıklığı ve etkisinin büyüklüğü tahmin edilemeyen ama er ya da geç karşılaşılabilecek ve hazırlıklı olunması gereken olaylar olarak görmek gerekir. Bu yeni görüş açısının doğal sonucu da organizasyon olarak böyle bir hazırlığın yapılmasıdır. Bunu risk yönetimi olarak adlandırıyoruz. Örneğin, kendi tedarikçimiz sözünü verdiği miktarda yükleme yapamadığı ve bunun sonucu olarak da biz müşterimize vermiş olduğumuz sözü tutamadığımız zaman: müşteriye kim ve nasıl haber verecek, gecikmiş siparişin en kısa zamanda yerine getirilmesi için ne yapmak gerekecek, müşteri ilişkisi nasıl telafi edilecek, bu gecikme bizim tedarikçimizin kayıtlarına kim tarafından nasıl yansıtılacak, tedarikçi ile olan ilişki nasıl ve kim tarafından yeniden değerlendirilecek gibi süreçlerin belirlenmiş olması ve düzgün bir sekilde uygulanması gerekir.Şunu önemle belirtmek gerekir ki risk yönetimi aksaklıkları tamamen engellemek ve belirsizlikleri tamamen yok etmek demek değildir bu mümkün değildir. Risk yönetimi ne gibi aksaklıkların olabileceğini öngörmek, bunları en aza indirgemek amacı ile önlem almak proaktif davranmak - ve aksaklıklar olduğu takdirde olumsuz sonuçlarını en aza indirgeyecek süreçleri geliştirmiş olmaktir.Risk yonetiminin ilk boyutu olabilecek aksaklıkları öngörmek, yani tedarik zincirinin maruz olduğu riskleri anlamaktır. Bunlar kontrol edilmesi pek mümkün olmayan, tedarik zincirinin uzandığı veya bizzat faaliyet gösterilen bölgelerdeki politik ve ekonomik koşullar veya hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar olabilir (Southwest havayollarının petrol alımı hikâyesi buna güzel bir örnektir). Veya, daha kontrol edilebilir ve organizasyon içi uygulamaların (veya uygulamamaların) sebep yarattığı durumlar olabilir (kritik bir hammadde için tek tedarikçi kullanmak, talep tahminini etkin bir şekilde yapmamak, birimler arasındaki veri akışını gerektiği şekilde sağlayamamak gibi). Risk yönetiminin ikinci boyutu riskleri en aza indirgemek icin önlem almak, proaktif davranmaktır.Tedarik zinciri düzgün aralıklarla değerlendirmek, gerekiyorsa yeniden tasarlamak, varolan stratejilerin hala etkili olup olmadığını takip etmek ve de tedarik zincirinin görünürlüğünü sağlamaktır. Organizasyon içinde ve/veya ticaret ortakları ile gerekli entegrasyonu sağlamak, doğru ve yeterli veri sahibi olmak bunun önemli önkoşullarıdır. Risk yönetiminin üçüncü boyutu da beklenmedik bir aksama olduğunda (ki olacaktır) bunu en az zarar ile atlatmak için çevik ve etkin reaksiyon verebilmektir (Nokia ve Ericcsonun ibret verici hikâyesi bunun en güzel örneklerinden biridir). Çevik davranabilmek bir organizasyon icin başlı başına bir rekabet edebilirlik unsurudur.Küresel ve karmaşık ticaret dunyasında rekabet etmenin şartları gitgide ağırlaşmakta, sürekli yeni farkındalıklar kazanmayı gerektirmektedir. Risk yönetimi son zamanlarda organizasyonların kazanmaları gereken farkındalıkların en önemlilerinden biridir. Ne yazik ki karmaşık durumlarda verilebilecek tek bir reçete yoktur. Her organizasyon kendi tedarik zinciri içinde zayıflıklarını anlamak, kendi çözümlerini bulmak, alt yapısını yerleştirmek, gerekli süreçleri ve insan kaynaklarını geliştirmek zorundadır. Ama ilk adım, her zaman, farkında olmaktır.

Yazarın Diğer Makaleleri

Gündem

Çok Okunan Haberler