Akın Saka
Ad Soyad : Akın Saka
E-posta : analiz@pebev.com

Gör + çöz + tescille

Bizi de dünya sahnesinde var edecek, büyütecek şart ise yenilikçilik; piyasaya sunduğunuz her ürün yenilikçi olmalı, yön göstermeli yol açmalı ve daha da önemlisi yaptığınız ürün size ait olmalı Patentli tescilli olmalı ki, bu sayede ürününüzün yeniliğinden kazanabilesiniz, kısa zamanda ürününüzün taklit edilmesinin önüne geçebilesiniz.
Eklenme Tarihi : 03 Temmuz 2011 Pazar

Biz mütevazı böbürlenmeyi sevmeyen bir milletin devamıyız. Yaptığı işe imzasını fakir diye atan, kim yaptı bunu? sorusuna biz yaptık ya da yaptırdılar diye cevap verebilen bir kültürün torunlarıyız. Böbürlenmeyen ama böbürlenecek işler başaran bir toplumun devamıyız, kendine ait bir mimarisi, sanatı, dünya yorumu, tavrı olan bir halkın mirasçılarıyız. Ve biz gerçekten enteresan bir milletiz; dünyanın ikinci metrosunu yapıp bıraktıktan sonra devamına 150 yıl sonra başlayabilen, dünyada uçak kavramı yeni otururken uçak fabrikası kuran ve dünya için siparişler almışken fabrikayı kapatabilen, şu anda üretiminde dünya devi olan birçok ülkeye otomobil henüz ulaşmamışken kısacık bir zamanda otomobil tasarlayıp üretip sonra benzinsiz gitmiyor diye cezalandırabilen Ve çok sonradan otomobil yapmaya başlayan firmaların ülkemize fabrika açıp bizi çalıştırmasından övünen bir milletiz biz.Sakın değiştiğimizi sanmayın, biz hâlâ aynıyız, aynı gariplikteyiz. Her gün binlerce işletmede yüzlerce probleme yüzlerce çözüm üretiyor, ufacık atölyelerde imkânsızlıklar içinde imkânsızı yapıyor ve sonra unutuyor, önemsemiyor, umursamıyoruz. Hayatımızı ufak kazançlara bağlayıp günü kurtarıyoruz zannedip binlerce buluşu heba ediyoruz. Gelecekte bir gün hayıflanacak vay be dedirtecek işler (gariplikler) yapmaya her gün her yerde devam ediyoruz.Hâlâ, işin özünü, geleceği şekillendirecek olanı değil basit çıkarlarımızı gözetip yaşıyoruz; tasarlayanı, tasarımı, üretip düşüneni değil, satanı nakit paraya yakın duranı değerli görüyoruz yeni bir şey yapmakta, üretkenlikte, geleceğe şekil vermekte değil satıp para kazanmakta; geleceği değil günü kurtarma hayalindeyiz hâlâ. Hâlâ satmazsa üretilenin ne faydası var dayız. Oysaki doğru ürün sattırır yanlış ürün batırır ve doğru ürün, doğru tasarımla, doğru üretimle olur. Salt pazarlama değil tasarlama vasıf işidir, bilgi işidir, değerlidir; bugünü değil, geleceği şekillendirir. İşte bu yüzden ancak kendi çözümlerimizi tasarımlarımızı; sahiplendiğimiz zaman, pazarlamanın en önemli ve en büyük unsurunun aslında tasarlama olduğunu kavradığımız zaman dünyada bir geleceğimiz olacak.Artık günü kurtarmak adına fason imalatçığıyla gelecek planları yapma ya da hanedan mantığıyla yürütülen firmalarla onu bunu taklit ederek dünya markası olma şansımız olmadığını biliyoruz. Artık her zaman övündüğümüz pratik zekâmızı tescillemek zorundayız. Artık firmamızdaki Ar-Ge bölümünü; mühendis sıfatını almış birkaç kişinin cad cam operatörlüğü yaptığı birimler olarak değil firmanın tamamında ustasıyla ilkokul mezunuyla fikirleri önemseyen, şekillendiren, tescilleyen. İhtiyaçları, açıkları görebilen, gerçekten araştırma geliştirme yapabilen ve en önemlisi patent hedefleri olan bir birim, bir ışık tutucu olarak görmeliyiz, planlamalıyız.Piyasaların belli başlı şartları vardır bunlar; İlk olarak ürettiğiniz ürününün kalitesini müşterinize sunmak zorundasınız bu şart öyle bir hal aldı ki, piyasada artık benim İSO belgem var demenizin hiçbir esprisi kalmadı, bir başka deyişle olmasından çok, olmaması haber oldu diyebiliriz.Bir başka piyasa koşulu ise ürününüz ulaşılabilir olmalı, hedef kitlenize bağlı olarak ürünü üretebildiğinizin en ucuzuna üretmeniz gerekir ki, rekabet edici fiyatlara satabilesiniz. İşte bu koşul, bugün dünya devi firmaları Çinde üretim yapmaya zorladı ve dolayısıyla da Çini bir dünya devi yaptı. En son ve bizim için en önemlisi, bizi de dünya sahnesinde var edecek, büyütecek şart ise yenilikçilik; piyasaya sunduğunuz her ürün yenilikçi olmalı, yön göstermeli yol açmalı ve daha da önemlisi yaptığınız ürün size ait olmalı Patentli tescilli olmalı ki, bu sayede ürününüzün yeniliğinden kazanabilesiniz, kısa zamanda ürününüzün taklit edilmesinin önüne geçebilesiniz.Dünyada en başta Amerika ve birçok batılı ülke 1800lerden bu yana bunu yapıyor. Her fikri topluyor, her öneriyi önemsiyor, her buluşu tescilliyor. Ve bu sayede büyüyorlar, büyük kalıyorlar, kendilerini koruyor, rakiplerine fırsat vermiyorlar.Bizim için de artık başka bir çıkar yol yok, biz de büyümemizi devam ettirmek, dünya medeniyetini yakalamak hatta geçmek ve kalıcı olmak istiyorsak, kendimize birey olarak, firma olarak ve ülke olarak patent hedefleri koymalıyız. Ve bu hedefler doğrultusunda hayatımızı, işimizi planlamalıyız. Aslında hayatımızın her anında zaten var olan sorun çözücülüğümüzü, her sıkıştığımızda bizi kurtaran pratik zekâmızı artık tescillemeliyiz.

Yazarın Diğer Makaleleri

Gündem

Çok Okunan Haberler