Akın Saka
Ad Soyad : Akın Saka
E-posta : analiz@pebev.com

Bir “Paşa” hikâyesi…

2011 Mayıs ayında, yüzde yüz yerli olarak uluslararası pazarın ilgisine sunulan AS/RS otomatik istifleme robotu “Paşa”, kalitesi ve üstünlüğü ile ülkemizde ‘ithalata dur’ derken, aynı zamanda ihraç da edilecek
Eklenme Tarihi : 12 Temmuz 2012 Perşembe

Türkiye’nin önü açık. Ancak, teşvik ve cesaretlendirme şart. Dünyanın inovatif  dediği, bizim de tam anlamıyla olmasa da ‘yenilikçi’ olarak kabul ettiğimiz çözümler, sanayimizin çıkış yollarından biri.

Katma değeri düşük sektörler ile uluslararası pazarda mücadele eden girişimci ruhumuz, katma değeri yüksek ürünlerde de pazarın içinde yer almalı. Üstelik, bu ürün grupları Türkiye’ye çok büyük bedeller ile giriyor, ciddi rakamlarda ithalata dayalı bir sektör yapısı var ki, bu daha da acı bir durum.

İşte bu noktada, Üçge DRS üzerine düşen ödevlerin, görevlerin farkında. Ve sektöre sunduğu yenilikçi çözümler ile ‘ithalata dur’ diyebilme cesaretini gösteriyor. Kazanan, elbette Türkiye olacak. Çünkü, bu ürünün aynı zamanda ihracat şansı da var.

Kısaca, otomatik depolama (AS/RS automated storage/retrieval systems) olarak tanımlayabileceğimiz sistemi, Üçge DRS ekibi, büyük bir kararlılık ile tamamladı. Tarihe tanık olmaya ne dersiniz ?

Yenilikçi yaklaşım

Üçge DRS Otomatik Depolama&Depo Raf Sistemleri 2010 temmuz ayında, birinci yarı yıl değerlendirme toplantısını yaptı.  Söz bana geldiğinde,  Üçge’ye ilk başladığımdan bu yana, ne aşamalar geçirdiğimizi şaşırarak anlatıyorum :

  • DRS kurulduktan sonra, içinde bulunduğum ilk Ar-Ge çalışması, “Konsol Kollu Depo Raf Sistemleri”ni geliştirmek içindi. Yıllar önce hoş bir benzetmeyle depolama literatürüne Üçge tarafından “Gargamel” olarak giren sistem, artık daha endüstriyel bir model ile girişimciye sunuluyor.
  • Her seferinde bambaşka ürünlerle çözülmeye çalışan içine girilebilir depo raf sistemleri dediğimiz ve daha çok “drive-in” olarak bilinen ürün gruplarını, yaptığımız geliştirmeler ile çok daha endüstriyel ve uluslararası standartlarda üretiyoruz.
  • İlerleyen yıllarda, giydirme cephe depolar (Silo Racking) yapabilmek için gerekli detayları çalışmıştık. Bugün, uluslararası arenada ciddi boyutlarda projelerin çözüm ortağı Üçge DRS…
  • Drive-in otomasyonu veya deprem bölgelerinde en güvenli, üstelik çok daha hızlı/verimli olan, yarı otomatik depolama ‘shuttle’ uygulamasını, daha önce hiç yapmadığımız halde, Okan Bey büyük bir cesaret ile almıştı. Sisteme “Mekik” adını vererek İtalyan AutoMHA ile başarılı bir Beypiliç uygulaması yaptık. Önce sistemi anlamak, sonra da endüstriyel ürünleri tasarlamak için ciddi uğraşlar verdik. Ve bugün, Türkiye’de olduğu kadar, dünyanın her noktasında, en temel ürünümüz konumuna gelen “Mekik Sistemler” kullanılıyor.
  • Dinamik depolamada, Türkiye’nin en önemli tedarikçisi konumundayız.
  • Daha yüksek raflar, daha güçlü kesitler, daha pratik arşiv rafları ürün gamımıza, daha yeni yaklaşımlar ile beraber eklendi.
  • Ve sıra Türkiye de kimsenin yapamadığı, Mobil (Hareketli) Depo Raf Sistemleri’ni üretmeye gelmişti. Onu da yaptık… 2010 yılında, mobil depoların, tek yerli imalatçısı ve hatta ihracatçısı olduk. Yaptığımız projeye hayran kalan TÜBİTAK denetçilerinin övgülerini kazandık.  Ürünümüze de patent aldık..

Ve o tarihte, Temmuz 2010’da, hazırladığım sunuyu ve  konuşmamı tamamlarken, durup sordum:

  • Şimdi sırada ne var?

Okan Bey duraksamadan cevapladı:

  • AS/RS… Otomatik depolama!

Ve emin bir şekilde gülümseyerek, ekledi :

  • 2011 Mayıs ayında, Almanya CeMAT Fuarı’na yetişmeliyiz!

Ekip çalışması

İlk şoku atlatıp ‘peki bu nasıl olacak’ diye sorguladığımızda, yanıt tekti :

  • Ya bir yol bulunur, ya bir yol yapılır !

Sonrası tam bir hız konusu… Hele bir okuyun :

Zamana zaman bizden depo raf sistemleri teklifi alan, ama bir türlü çalışamadığımız ilginç bir beyefendi, kendi firmasını tanıtmak üzere, Dış Ticaret Sorumlusu Adem Fırat Bulut’tan randevu istiyor.  Sıcak bir ağustos günü, önce Kestel Üçge DRS, daha sonra Üçge OSB tesisleri gezilerek sohbetler yapılıyor. Küçük bir mühendislik firması ve daha çok Asya tarafında depo projeleri ile uğraşıyor. Firma küçük de olsa büyük de olsa konukseverliğimiz değişmez. Okan Bey, Adem ve misafirimiz akşam yemeği için Arap Şükrü Sokağı’na gidiyorlar. Yeterli Almanca bilgisi olmasa da, beden dili, güven veren yapısı  ile her zaman bir adım öne çıkan Okan Bey ile misafirimizin frekansları tutar. Sohbet iş üzerine daha da derinleşir, konu Türkiye için hep zor olarak görünen ‘robot’ konusuna gelir. Okan beyin kritik sorusu, bu günleri hazırlayacaktır aslında :

  • Biz CeMAT Fuarı’na kadar, süper bir robot yapamaz mıyız?

Süre kısıtlıdır ve ciddi bir ekip çalışması gerekecektir. Bir ay içersinde, 6 aylık planlama, ekipler ve tahmini bütçeleri hazırlanacaktır. Keyifli ve nitelikli bir akşamın devamında, pek çok görüşme, analizler ve süreçler başlamıştır artık…

Zamanı kısaltmanın en iyi yolu, doğru ve bilgi birikimi/deneyimi tam insanlar ile yola çıkmak elbette önemli.

Zamanı satın almak da öyle pek ekonomik değil. Ancak, Yönetim Kurulu Başkanı Gökçin Aras’ın, ekibine olan güveni her zaman tamdır. Bu nedenle, bütçeyi kısa sürede onaylar.

Süreç, Ekim 2010 tarihinde resmen başlar ve geri sayım başlamıştır…

Tam zamanında üretim

Artık önümüzde sadece 6 ay kadar bir süre kalmıştı ve dolayısıyla kaybedecek bir saatimiz bile yoktu. Çünkü, Nisan başında yükleme yapılacak, yolda geçen süre, sonrasında montaj ve Mayıs başında CeMAT Fuar sunumu.. Üstelik, öncesinde mutlaka ciddi testlerinin yapılması, belgelenmesi şarttı.

Öncelik, tabi ki mekanik tasarımlardı. Dünyadaki örneklerinden üstün seviyede detaylara sahip Üçge DRS robotunun tüm detayları, danışmanlarımızın da yönlendirmesi ile  planlandı ve tasarlandı.

Yüzlerce ufak parçayı içeren tasarımlar devam ederken süreyi daha verimli kullanmak adına netleşen parçaların üretimine, ihtiyacımız olacak ham madde ve diğer malzemelerin siparişine başladık.  Lazer kesim saclar, hassas işlenecek büyük parçalar, özel kalite çelikler, ancak yurt dışında bulabildiğimiz bazı elektronik  parçalar tamamlanacaktı….

Elektronikteki başarı, nihai ürün açısından kritik önemdeydi. Robotun yurtdışındaki örnekleri ile karşılaştırılması, özellikle elektronik becerileriyle olacaktı. İşte bu nokta, danışmanlarımızın tecrübelerinden en çok istifade ettiğimiz alan oldu. Elektronik malzemeler nokta atışlarıyla temin edildi  ve üretilmeye başlandı. Tasarımlar tamamlandığında, robotumuz da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştı.

Üçge DRS Yeni Üretim Timi (YÜT) ve biz Ar-Ge ekibinin, bazı gecelerini gündüze, gündüzünü de geceye bağlamasından sonra robot, mekanik ve elektronik montajıyla ayağa kalkmaya hazırdı.

Test edildi, onaylandı

Danışmanlarımız, her ay bir hafta Bursa’da ve biz dilimizi inanılmaz geliştiriyoruz, üstelik bu konuda, dil kursu desteği de alıyoruz…

CEMAT’a sadece haftalar var ve artık robotumuzu deneyecek, test edecektik. Bu konuda çok kararlıyız.  Fuar standımızın bir benzerini, üretim tesislerimize kurduk, hazırlıklarımızı tamamladık. Vinçlerle bir cumartesi gecesi saat 3’de robotu rayına yerleştirerek, mekanik ayarlarını tamamladık.

Ertesi hafta, önce elektronik bağlantılarını, ardından da manüel olarak ilk testleri, Üçge DRS’nin çiçeği burnunda elektronik ekibi tarafından rüya gibi tamamlandı.

Kısım kısım otomatik denemeler ve fuar için kullanılacak program yazılımı oluşturuldu.

Herşey yolundaydı.  Ama, henüz bitmemişti..

Her şey yeniden sökülecek,  paketlenip Almanya’ya götürülüp, orada tekrar kurulacak, sektörün beğenisine sunulacaktı.

Ve son bir şey daha, Üçge DRS Palet İstifleme Robot'unun ismi ne olacaktı?

CeMAT 2011… Gözler Paşa’da

Müthiş fikir, Alman danışmanımızdan geldi “Paşa”…

Çünkü, dünyada bilinen, Türk gücünü,  otoritesini, başarılı kumandanı  anlatan ve lider ile özdeşleşen  bir unvan… Ama, yabancı dil yazımı ile ‘pasha’ değil, Türkçe yazımıyla gerçek “Paşa”…

Deyim yerindeyse, Paşa Almanya’da adeta paşalar gibi karşılandı…

Dünyanın dört bir yanından gelen sektör devlerinin buluştuğu, 3 yılda bir yapılacak kadar büyük olan fuarda, dünya devi meslektaşlarımız biraz kaygı ve daha çok hayranlıkla izledi Paşa’yı.

Standımız ziyaretçi akınına uğradı. Beş günde 500 görüşmeden fazlasını yaptı arkadaşlarımız.

 Kulvar atladığımız dile getirildi sık sık.

İnanılmaz, gelişme gösterdiğimiz konuşuldu defalarca. Ve ziyaretçilerin büyük bölümü ‘Türkiye yine olumlu işler yapıyor, her şey daha iyiye gidiyor’ yorumlarını yaptı. Gururlandık…

‘Bize de üretir misiniz’ diyen özel teklifler yapıldıysa da ‘hiç üretmeyin, bize rakip olmazsanız, size yüzlerce tonluk depo raf sistemleri siparişleri verebiliriz’ diyenler de oldu.

Ok, yaydan çıkmıştı bir kez, dönüşü olur mu?

Türkiye’ye ve dünyaya, daha nitelikli istifleme robotları Üçge DRS’den çıkacak ve ülkemiz bu konuda ithalata ‘dur’ deme şansını yakalayacak.

Bundan daha büyük onur olur mu?

12 metrelik yeni Paşa

Üçge DRS Otomatik Depolama ve Depo Raf Sistemleri, artık teknoloji üreten bir firma oldu. İkinci PAŞA üretimi 12 metre yüksekliği ile göz kamaştırıyor.

BTSO Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan yeni Paşa yine 1 ton kapasiteli ve 150 m/dk ile çalışan, saatte 50 palet depolayıp, geri getirebilen (yükleme/boşaltma) muazzam bir istifleme robotu.

Üstelik üretim hatlarında çıkan ürünleri otomatik lift ve konveyör yardımıyla sisteme tam otomatik olarak alan yapısıyla, göz dolduruyor.

Lojistik sektörüne, girişimcilere ve çevre ülkelerdeki yapılanmalara çok özel çözümler sunabilen Üçge DRS, yakın gelecekte bu konuda dünya çapında başarılara da imza atacak. Çünkü uluslararası pazardaki başarısını, eksik ile değil tam hizmet ile sunabilmeyi her zaman temel koşul sayıyor.

Nitekim makine imalatı için bu yıl denetlenen 22 firmadan sadece 2 firma TURQUM Belgesi almaya hak kazandı ki, biri Üçge DRS Otomatik Depolama ve Depo Raf Sistemleri.

Ne mutlu...

Yazarın Diğer Makaleleri

Gündem

Çok Okunan Haberler